24 Aralık 2011 Cumartesi

yağmurla geldin ve yağmur sonunda gittin

Anladım seni seviyordum bütün olanlara rağmen.Geçte olsa bunu görebildim ve bir şeyler yapmalıydım.Birini seviyorsanız gerçekten öylece durup onun gelmesini beklemeyin bence.Çünkü o size hiç gelmeyebilir,durumun farkında değildir ve siz sonra o keşkelere bürünür bide pişmanlığınıza üzülürsünüz.Olumsuz bir cevap olsa bile bunun ucunda gidin ve sevdiğiniz için bir şeyler yapın.Sonunda olur ya da olmaz.Ama hangisi olursa olsun siz kendinizi rahat hissedeceksiniz.Neyse gelelim düne.Bir adım attım ve ona seninle yaşadığım ilklerim için pişmanım dedim.Gerçekten pişman mıydım ?.Bilmiyorum.Ama en azından konuşmamızı sağlayan bir konuydu.Beni çok iyi kandırdın gerçekten.Sayende kendimden nefret ediyorum.Ama hata sende değil bende.Sana inanmak istedim.Onlardan farklısın zannetmiştim dedim.Ve sen sadece sustun.Neden sonra ağzından bir iki yarım cümle düştü.Gene gözlerime bakamıyordun ve beni inandırmak için gözlerime bak dedim.Bakamam yapma dedi çirkin kral.O zaman dediğin hiç bir şeye inanmayacağım dedim.Ve döndü...Bakışlarımız 6 aydan daha uzun bir zamandan sonra ilk kez buluşmuştu.Konuşamadık bir zaman öylece kaldık.Söyleyeceklerimizi unutmuştuk ikimizde.Hatta konuştuklarımızı da.Kaybolduk eskisi gibi birbirimizin gözlerinde.Seviyorduk birbirimizi ama olmuyordu işte.Yapamıyorduk.İki insan birbirini sevse de bazen birlikte olamıyorlarmış.Ben bu durum sadece filmlerde söz konusu diye düşünmüştüm.Hani hülya koçyiğit verem falan olurdu.Hep abartıyorlar zannederdim.Yok abartmıyorlar hatta çok basitçe anlatıyorlarmış.Bana seni sevmiyorum dese keşke dedim.Çünkü kendimi avutabilirdim onun bu sözleriyle.Seni sevmeyen birini ne kadar bekleyeceksin.Bak yaşananların hepsi onun için hiç bir şey ifade etmiyormuş gibi bir sürü düşünceye bürünür ve ondan nefret ederdim.Ama diyemiyordu.Seni seviyorum...Senden başka kimse olmadı,olmayacak.EEE bu benim içinde böyleyken neden acı çekiyorduk.Neden biliyor musunuz;?Hayatın bize oynadığı kötü oyunlar ve yaptığı dönekliklerdi.Belki ortada bir sezerciğimiz olsaydı olaydı onun için tekrar deneme gücümüz olurdu.Ama sezerciğimiz yoktu.İki tane çocuğumuz vardı ama onlar eşek kadar olmuşlardı ve onlar için bir araya gelmemizin anlamı yoktu.Pera ve inci kokulu doz.Bu ikisi bizim çocuklarımız.Aslında ben mi onların çocuğuyum ne bu olanlardan sonra bilemiyorum.Neyse bu kadar saçmaladıktan sonra Çirkin kralın gücü olmadığını,çok yorulduğunu anladım.Sarıldı,ağladık...Gitme dedim...Öptü ve gitti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder